a

LinkedIn

Tüm hakları saklıdır. Av. Uzay Göktürk.
robotajans.com tarafından hazırlanmıştır.

LinkedIn

 

Birleşme ve Devir Almalar

Experto Crede - Hukuk & Danışmanlık
Experto Crede Hukuk & Danışmanlık > Birleşme ve Devir Almalar
a

Basit bir şekilde birleşme (merger) ile devralma (acquisition) arasındaki farkı açıklamak gerekirse, şirket birleşmesi; iki veya daha fazla şirketin hukuksal ve ekonomik olarak birleşerek yeni bir şirketi kurmaları, devralma ise bir veya daha fazla şirketin mevcut diğer bir şirkete katılması olarak tanımlanabilir. 

Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) Birleşme ve Bölünme Tebliği’nde ise bu işlemler üç gruba ayrılmıştır.

Buna göre;

▪ “Birleşme: Birden çok şirketin içlerinden birinin veya yeni kurulan bir şirketin bünyesinde birleşmeleri ve birleşmeye katılan şirketlerin pay sahiplerine belirli bir değişim oranına göre birleşmenin gerçekleştiği ortaklıkta pay sahibi olma hakkı veya payın değerine denk gelen nakit verilmesini,

▪ Devralma Şeklinde Birleşme: En az bir şirketin, aktif ve pasifini bir bütün olarak başka bir şirkete devrederek, tasfiyesiz infisah etmesi, devralan şirketin paylarından veya payın değerine denk gelen nakdin devrolunan şirketin ortaklarına verilmesi ve devralan şirketin tüzel kişiliğini devam ettirmesini,

▪ Yeni Kuruluş Şeklinde Birleşme: İki veya payları daha çok şirketin, tasfiyesiz infisah yoluyla, tüzel kişiliklerini sona erdirerek aktif ve pasiflerini bir bütün olarak birleştirmek suretiyle kurulacak yeni bir şirkete devretmeleri ve sona eren ortaklıkların ortaklarına oranında yeni kurulan şirketin paylarının veya payın değerine denk gelen nakdin verilmesini,”

ifade etmektedir.

Birleşme ve devralmaları, iş ortaklığı (joint venture) ve konsorsiyum ile karıştırmamak gerekir. Bu yapılarda ortaklığın tarafları hukuken de finansal olarak da birbirinden tamamen bağımsız olmaya devam eder. Birleşme ve devralmalarda ise hukuken ve ekonomik olarak hedef firmanın yok olması söz konusudur.

Birleşme ve devralmaların amaç ve faydaları

▪ Sinerji: Birleşme sonrasında şirketlerin sahip oldukları değerden daha yüksek bir değere ulaşmasıdır. Basit bir ifadeyle iki artı ikinin beşe eşit olması olarak tanımlanabilir. Sinerji; ölçek ekonomisi nedeniyle üretim artışı sonucu ortalama maliyetlerin azalması ve üretim, satış ve dağıtım ağlarının birleştirilmesinden elde edilen tasarruf artışıyla meydana gelebilir. İnsan kaynakları tarafında ise sinerji; yetenek ve teknoloji birikimlerinin beraber kullanılmasından elde edilen verimlilik artışından ve yeni pazarlara erişim sonucu ortaya çıkan gelir artışından kaynaklanabilir.

Riski Yayma (diversification): Şirketler başka sektörlerdeki firmalarla birleşerek iş alanlarında çeşitlendirmeye gider ve risklerini yaymayı hedefleyebilirler. Finans literatüründe bu tür birleşme ve devralmaların şirket yatırımcıları açısından faydası sorgulanmaktadır. Yatırımcıların kendi risk yayma stratejileri daha basit ve daha az maliyetli olduğu için bu tür birleşme ve devralmalar sadece çalışanlara ve yöneticilere fayda sağlamaktadır. Karma birleşmeler olarak da adlandırılan bu birleşmelere Philip Morris-Kraft, Amazon-Whole Foods, ve Procter and Gamble-Gillette birleşmeleri örnek olarak verilebilir.

▪ Finansman kaynakları: Ucuz finansman kaynağı ve düşük borçluluk yapısına sahip bir firmanın borçlanma potansiyelinden faydalanmak amacıyla da şirketler başka bir şirketle birleşme ya da devralma yoluna gidebilir.

Monopol oluşturmak ya da rekabet avantajı yaratmak: Aynı pazardaki iki firma müşterilerine karşı pazarlık gücünü artırmak veya rekabet etmemek için birleşme yoluna gidebilirler. Bu nedenle çoğu ülkede anti-tröst yasaları vardır. Ülkemizde de şirket evliliklerinin Rekabet Kurumu tarafından pazar gücünü ele geçirip geçirmedikleri kontrol edilir. Aynı ürünü satan iki rakip firmanın bileşmesi yatay birleşme olarak adlandırılmaktadır. Exxon-Mobil ve HP–Compaq birleşmeleri yatay birleşmeye örnek olarak verilebilir.

Dikey birleşmeler: Aynı iş alanında bir ürünün farklı üretim aşamalarında faaliyet gösteren firmaların birleşme ve devralma işlemleri dikey birleşme olarak adlandırılmaktadır. Burada bir firmanın diğer firmanın müşterisi olması durumu söz konusudur. Dikey birleşmeler de yine verimliliği artırmak amacıyla yapılmaktadır. Ebay-Paypal ve Walt Disney-Pixar örnekleri dikey birleşmelerdir.

Çok büyük umutlarla başlanan çok sayıda birleşme ve devralmanın da başarısızlıkla sonuçlandığını not etmek isteriz. Son zamanların bilinen en başarısız birleşme ve devralmalar, American Online-Time Warner (65 milyar dolar), Daimler Benz-Chrysler (36 milyar dolar), Microsoft-Nokia (7 milyar dolar) ve Google-Motorola (12.5 milyar dolar) birleşmeleridir.

Roger L. Martin birleşme ve devralmaların performansını incelediği çalışmasında stratejik yönetimörgütsel davranış ve finans olarak belirlediği üç boyut altındaki faktörleri kullanmıştır.

Stratejik yönetim faktörlerinden pazar benzerliği ve tamamlayıcılığı, operasyonel benzerlik ve tamamlayıcılık ile pazar gücü gibi faktörlerin pozitif bir etkisi olduğunu ortaya koymuştur.

Örgütsel davranış altında kültürel farklılıklar öne çıkmaktadır. Kültürel uyuşmazlık ve yeni yönetim ile çalışanlar arasında ortaya çıkan iletişim sorunlarının çalışan memnuniyetini olumsuz etkilediği ve çalışan kaybını artırdığı görülmektedir.

Finansal boyutta ise hisse senetleri alınırken ödenen prim ve ayrıntılı bir inceleme aşamasının var olup olmadığı (due diligence) önemli faktörler olarak görülmektedir.

Yapılan bir birleşme ve devralma işlemi bu sürecin taraflarına çok önemli fırsatlar sunmaktadır. Ancak özellikle alıcı tarafın satılan şirketi çok tanımadan ve iyi oluşturulmuş bir stratejik planı olmadan yaptığı işlemler alıcı firmanın hissedarları için önemli kayıplara neden olabilmektedir. Bu kayıplar başka alıcıların da olduğu süreçlerde yüksek primler ödenmesi nedeniyle istenmeyen düzeylerde artabilmektedir.

Bir şirketin hisse ya da ortaklık paylarını satma, bunları satın alma ya da birden çok şirketin birleştirmesi ya da bir şirketin bölünmesi gibi işlemler basit bir hisse, pay ya da varlık devir işleminden ibaret değildirler. Türk şirket yaşamında birleşme ve devralmalar (M&A) konusunda kapsamlı işlem yapılması ve işlem birliği sağlanmasına yönelik hukuki gelenek çok oturmuş değildir ve bu alan ancak yabancı sermayenin ülkemize girişi sonrasında gelişmeye başlamıştır.

Büromuz iç ve dış yatırımcılara şirket satın almaları ve birleşmeleri konularında çeşitli hizmetler sağlamaktadır. M&A konularında avukatlarımız, müvekkillerimizin finansal, stratejik, operasyonel ve diğer hedeflerini analiz ettikten sonra ihtiyaç duydukları hukuki desteği kendilerine sunmaya gayret göstermektedirler.

Büromuz varlık satışı, hisse ve pay satışı, tersine hisse işlemleri, ön alım hakkı kullanımları, satış vaadi işlemleri ve opsiyonların kullanılması, kaldıraçlı hisse alımı işlemleri, çalışan hisse opsiyonlarına ilişkin işlemler, melek ve girişim sermayesi yatırımları, stratejik ortaklıklar ve ortak girişimler ve benzeri çok çeşitli yatırım işlemlerinde danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Ayrıca müvekkillerimize sermaye yatırımı kabulü, borçlandırma ve tahvil işlemleri ile finansman desteği sağlanması gibi konularında da hizmetler sunmaktayız.

Müvekkillerimize söz konusu konu işlem ya da tüzel ve gerçek kişiler ve varlıkları kapsamında hukuki inceleme ve değerlendirme çalışmaları yapılması, işlem öncesi ve işlem uyumu için şirket organizasyon, yönetim ve hisse yapısının gözden geçirilmesi ve gerekiyor ise değiştirilmesi, işlemler için vergilendirme ve finansman planlaması, işlem öncesi Rekabet Kurumu veya ilgili diğer özel pazarlardaki idari otorite ve bağımsız kurumlara yapılması gereken başvurular, bildirimler ve alınması gereken izinler, emanet ya da bloke hesap veya fon kuruluş ve hazırlıkları, hisse devir sözleşmelerinin ve diğer devir işlem evrakının hazırlanması, görüşülmesi ve yürürlüğe konulması, birleşme, bölünme veya satın alma öncesi ve sonrası hukuki ve bürokratik tüm işlemlerin yapılması ve işlem kapanışlarının sağlanması ve benzeri tüm konularda destek sunabilmekteyiz.

Experto Crede Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, bölge tecrübesiyle, Rusya ve BDT ülkeleri başta olmak üzere yurtdışında hukuki ve ticari konularda desteğe ihtiyaç duyan tüzel ve gerçek kişilere, benzer şekilde de Türkiye’de yabancı şahıs ve kurumlara, hukuk ve danışmanlık hizmeti vermektedir.